Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29669 E. 2024/9803 K. – Konut Dokunulmaz
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29669
- Karar No
- 2024/9803
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli KARAR : Erteli cezanın aynen infazı BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124202 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02/12/2019 tarihli ve 2019/13244 esas, 2015/13515 karar sayılı ilâmında ''...esasen erteleme kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle aynen infaz kararı verilemeyeceği, ayrıca kesinleşmeyen kararlara karşı da kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, hükmün, müştekiye usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, istinaf yoluna başvurması halinde dosyanın görevli ve yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesi, aksi takdirde kesinleştirme işleminin yapılmasından sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün görülmekle, ... kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE...'' şeklinde, Yine, benzer bir olay sebebi ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/11/2021 tarihli ve 2021/15416 esas, 2021/18489 karar sayılı ilâmında "Karar duruşmasında Ilgın A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda atılı suçtan tutuklu olduğu anlaşılan sanık ...’a 04.01.2018 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği, daha sonra kararın 05/01/2018 tarihinde cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle tefhim ve tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli kararının sanık ...’a usule uygun olarak (sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa CMK 35/son ve 263’üncü maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, ..." şeklinde yer alan açıklamalar gözetildiğinde; Ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, yüklenen suçtan tutuklu olarak ... E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/535 esas, 2016/635 sayılı kararında, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususunun gösterilmediği anlaşıldığından, anılan kararın kesinleşmediği ve sanık hakkında denetim süresinin başlamayacağı gibi, sanığın da denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemiş olduğundan bahsedilemeyeceği gözetilmeksizin, sanık hakkındaki erteli hapis cezalarının aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli kararının hükümlü ve müdafiinin yüzüne karşı verildiği, hükümlünün bu dosyadan tutuklu olduğu ve hükmün verildiği 31.10.2016 tarihli celsede tahliyesine karar verildiği, UYAP'tan yapılan incelemede hükümlünün bu tarihte cezaevinden tahliye olduğunun anlaşılması karşısında; tefhimin usûle uygun olduğu ve 31.10.2016 tarihli mahkûmiyet kararının usûle uygun olarak kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Hükümlünün yokluğunda dosya üzerinden verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli erteli cezanın aynen infazına ilişkin kararın ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan hükümlüye 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca okunup anlatılmadan tebliğ edildiğinden tebligatın usûlsüz olduğu anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu erteli cezanın aynen infazına ilişkin kararın itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.