Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28672 E. 2024/8833 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/28672
Karar No
2024/8833
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği KARARLAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109753 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut dosyada, müşteki ...'nin sahibi olduğu ... Tıp Merkezinde şüpheli ...'nin diş hekimi, diğer şüpheli ... ...'nin ise şüpheli ...'un asistanı olarak görev yaptığı, şüphelilerin hastaneden ayrılırken hastanenin demirbaş listesinde yer alan cihaz ve sarf malzemelerini izinsiz olarak alıp götürdükleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda, şüpheliler ile müşteki arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu ve şüpheli ...'un savunmasında söz konusu eşyaların kendisine ait olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, kamera kayıtlarında fiziki özellikleri net olarak gözüken suça konu cihazların müşteki tarafça sunulan envanter kayıtlarında yer alan cihazlar ve şüpheli ... tarafından ibraz edilen faturalarda yer alan cihazlar ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, müşteki tarafın şirketi devraldığı önceki yetkililerinin ve sorumlu müdürlerinin tanık olarak ifadelerinin alınması ve neticesine göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut dosyada, şikâyetçi ...'nin sahibi olduğu ... Tıp Merkezinde şüpheli ...'nin diş hekimi, diğer şüpheli ... ...'nin ise şüpheli ...'un asistanı olarak görev yaptığı, şüphelilerin hastaneden ayrılırken hastanenin demirbaş listesinde yer alan cihaz ve sarf malzemelerini izinsiz olarak alıp götürdükleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonunda, şüpheliler ile şikâyetçi arasındaki ihtilafın hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğu ve şüpheli ...'un savunmasında söz konusu eşyaların kendisine ait olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, kamera kayıtlarında fiziki özellikleri net olarak gözüken suça konu cihazların şikâyetçi tarafça sunulan envanter kayıtlarında yer alan cihazlar ve şüpheli ... tarafından ibraz edilen faturalarda yer alan cihazlar ile uyumlu olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, şikâyetçi tarafın şirketi devraldığı önceki yetkililerinin ve sorumlu müdürlerinin tanık olarak ifadelerinin alınması ve neticesine göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/2480 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28672, K. 2024/8833, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-28672-e-2024-8833-k-aa00565f51b6