Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/2364 E. 2025/11503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2364
- Karar No
- 2025/11503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/239 E., 2019/1183 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanıklar Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın olay yerinde tesadüfen bulunması dışında atılı suçu işlediğine dair hiçbir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın aracında kablo ele geçirilmediğine, şikâyetçilerin ifadelerinin çelişkili olduğuna, hırsızlığın teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın olay yerine yakın bir yerde görülmesi dışında atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, kabloların boş arazide olduğuna, araç üzerinde bulunmadığına, şikâyetçilerin zarara ilişkin beyanlarının çelişkili olduğuna, somut zararın tespit edilmediğine, değer azlığının değerlendirilmediğine, tanığa usulüne uygun teşhis işleminin yaptırılmadığına, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında şikâyetçilere yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.