Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21523 E. 2023/5919 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21523
- Karar No
- 2023/5919
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/867 E., 2019/521 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... (...) SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63250 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1- Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer ..., "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla suça sürüklenen çocuk ... hakkında 19/01/2010 tarihinde düzenlenen iddianame içeriğine göre hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı ancak mala zarar verme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, ayrı bir iddianame ile de dava açılmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, Kabule göre de; 2- Kayden 18/06/1993 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediği 12/01/2010 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise 28/10/2013 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde 10/01/2014 tarihinde yeniden suç işlediği ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 28/10/2013 tarihi ile 10/01/2014 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. cümle maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca mahkumiyete konu suça ilişkin olağan zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu, suçun işlendiği 12/01/2010 tarihinden hükmün açıklandığı ve mahkumiyet hükmünün kurulduğu 20/06/2019 tarihine kadar geçen süre olan 9 yıl 5 ay 8 günden, zamanaşımı süresinin durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28/10/2013 tarihi ile ikinci suçun işlendiği 10/01/2014 tarihi arasında geçen 2 ay 14 ... mahsup edildiğinde 9 yıl 2 ay 24 günlük sürenin dolmuş olduğu nazara alındığında, hüküm tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer ..., "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında 19.01.2010 tarihinde düzenlenen iddianame içeriğine göre hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı ancak mala zarar verme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, ayrı bir iddianame ile de dava açılmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2017/867 Esas, 2019/521 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile verilen kararın niteliği itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.