Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1859 E. 2023/6909 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1859
- Karar No
- 2023/6909
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ : SAYISI : 2013/34 E,. 2013/281 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Reddin onanması Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın dosyaya sunduğu 11.11.2013 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması; ayrıca ... E Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesindeki hakkı hatırlatılmadan 09.12.2013 tarihinde yapılan ek karar tebliği işleminin usûlsüz olması nedeniyle sanığın ek karara yönelik 25.11.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek; 12.11.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanığın 11.11.2013 tarihli dilekçesi ile, " 09.04.2013 tarihli mahkumiyet hükmünün kendine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle anılan hükmü süresinde temyiz edemediğinden bahisle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunması " üzerine Mahkemenin 12.11.2013 tarihli ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, sanığın 25.11.2021 tarihli dilekçesi ile bahsi geçen ek kararı temyiz etmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; somut olayda, sanığın yokluğunda verilen Mahkemenin 09.04.2013 tarihli asıl kararının, sanığın yargılamada beyan ettiği bilinen son adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın 25.04.2013 tarihinde bila tebliğ (iade) edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde 21.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, yapılan tebliğ işleminin usule uygun olmaması sebebiyle sanığın asıl karara yönelik olan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmiş, bu nedenle tebliğnamedeki reddin onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinden ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi ve yargılama gideri olarak belirlenen 32,00 TL'den sanığın payına düşen miktarın 6183 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL'den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin kısmın çıkarılarak yerine “yargılama gideri olarak hesaplanan 32,00 TL'den sanığın payına düşen miktarın CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek hazineye yükletilmesine'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.