Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/17627 E. 2025/20330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17627
- Karar No
- 2025/20330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/643 E., 2022/1370 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelemesinde İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelemesinde ise İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin "cezaevinden firar ettiği için ilçede işlenen suçların üzerine kaldığına, olay günü motosikletli bir şahsın suçu işlediğine ancak kendisinin motosikletinin olmadığına, kamera kaydı, parmak izi gibi somut bir delil olmadığına, kollukta yapılan fotoğraf teşhisinin usulsüz olduğuna" sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin ise "dosyadaki delillere göre sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına, tek somut delilin şikâyetçi ve tanık beyanı olduğuna, 01.00 sıralarında karanlıkta meydana gelen olay nedeni ile yapılan teşhisin doğru olamayacağına, suça konu telefonun sanık tarafından kullanılmadığına, somut delil olmamasına rağmen sanığın sicil kaydı dikkate alınarak mahkûmiyet kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.