Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/17532 E. 2025/3347 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17532
Karar No
2025/3347
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

U Y A R L A M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ASIL KARAR TARİHİ : 14.08.2001 EK KARAR TARİHİ : 05.08.2005 SAYISI : 2000/1662 E., 2001/1739 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Aynen infaz, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 14.08.2001 tarihli ve 2000/1662 Esas, 2001/1739 Karar sayılı kararla hükümlü hakkında şikâyetçi İrfan Yılmaz'a karşı 765 sayılı TCK’nın 492/1-Son ,65/3 ve 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve şikâyetçi Kahraman Kara'ya karşı 493/1-Son maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezasına hükmedildiği, bu kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.12.2001 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, hükümlünün talebi üzerine mahkemece 5237 sayılı Kanun’un lehe hükümlerinin değerlendirilmesi maksadıyla dosyanın ele alınıp, duruşma açılmadan evrak üzerinde 05.08.2005 tarihli ek karar ile uyarlama yapılmak suretiyle şikâyetçi İrfan Yılmaz'a yönelik eylem yönünden önceki hükmün aynen infazına, şikâyetçi Kahraman Kara'ya yönelik eylem yönünden ise bu kez 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezasına hükmedildiği, bu ek kararda başvurulacak kanun yolunun itiraz olarak gösterildiği, süresinin açıkça gösterilmediği ve hükümlüye okunup anlatıldığına dair şerh bulunmadan ve karara karşı ceza infaz kurumundan başvuru yapabileceğine dair bildirim yapılmadan tebliğ edildiği, mahkemece 16.02.2023 tarihli ek karar ile uyarlama kararının kanun yolu bildirimine dair bölümün düzeltilmesi ve kararın hükümlüye usule uygun olarak tebliğ edilmesi hükümlünün 22.02.2023 tarihli dilekçesinin uyarlamaya yönelik temyiz talebi olduğu değerlendirilerek, kararda yasa yolu bildirimi hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunması ve usule uygun tebliğ yapılmaması nedeniyle ek kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve hükümlünün 22.02.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun'un 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün şikâyetçilere yönelik eylemlerinin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 142/1-b, 143, 116/4, 119/1-c, 151/1 maddelerine uyan hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme (hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde de 19.12.2006 tarihine kadar işlenen suçlarda mala zarar vermenin şikayete ve uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek) suçlarını oluşturduğu, hükümlü hakkında 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17532, K. 2025/3347, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-17532-e-2025-3347-k-b50496e32e7f