Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15995 E. 2025/20367 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15995
- Karar No
- 2025/20367
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/17 E., 2022/1229 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin üresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafinin temyiz isteminin "Sanığın samimi beyanlarda bulunduğu, sanığın herhangi bir maddi kazancının bulunmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında en fazla suç eşyasının satın alınması suçunun vücut bulduğu, suça konu eşyanın değerinin az olduğu, hafifletici nedenlerinin göz önüne alınarak sanık lehine hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği, sanığın atılı suçları işlediğine dair kesin, somut, şüpheden uzak, inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı, HAGB veya erteleme veyahut seçenek yaptırıma çevirme kararları verilmesi gerektiği, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek herhangi özel bir durum olmamasına rağmen alt sınırdan ayrılarak ceza verildiği", sanık ... müdafinin temyiz isteminin "Sanığın salt kovuşturma aşamasındaki beyanının cezalandırılması için yeterli olmadığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, TCK'nın 39. maddesi kapsamında ceza indirimi yoluna gidilmesi gerektiği, yerel mahkemenin cezanın alt sınırından ayrılarak cezalandırma yoluna gitmesi ve TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, suç geceleyin işlenmediği, sanık hakkında TCK’nın 145. maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.