Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15560 E. 2025/19175 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15560
- Karar No
- 2025/19175
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2279 E., 2022/56 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; müştekinin eylemi gerçekleştiren şahısları görmediğini beyan ederek sanığı mahkeme huzurunda teşhis edemediğine, sanığın mahkûmiyetini gerektirir şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, sanığın eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin iddianın ispatlanamadığına, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın bahsi geçen montu başkasından aldığını söylemesine rağmen bu hususun araştırılmadığına, ismi verilen şahısların dinlenmediğine ve müştekinin 06.08.2020 tarihli celsede şikâyetçi olmadığını, telefonunu geri aldığını ve maddi zararı olmadığını beyan ettiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adlî sicil kaydında yer alan 12.03.2019 kesinleşme tarihli Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/453 Esas, 2019/9 Karar sayılı ilâmından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamın 01.03.2018 kesinleşme tarihli Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/242 Esas, 2017/292 Karar sayılı ilâmını tekerrüre esas almasından dolayı sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.