Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14951 E. 2025/18993 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14951
- Karar No
- 2025/18993
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/865 E., 2022/589 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin,cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığına, suçun sabit olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2018 tarihli ve 2016/420 Esas, 2018/5 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve 2018/3880 Esas, 2019/2479 Karar sayılı kararı ile; "olayın tek tanığı olan ve aşamalarda hiç bir şekilde bilgisine başvurulmadığı anlaşılan, tanık ...'nın ayrıntılı olarak beyanları tespit olunduktan sonra sanığın hukuki durumlarının tespiti gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm tesisi ve sanıkların çeşitli açılardan çekilen teşhise esas fotoğrafları ile tüm kamera kayıtları incelenerek görüntülerdeki şahısların sanıklar olup olmadığı konusunda rapor alınması, toplanan delillere göre sanıkların hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği hâlde, eksik kovuşturma ile kararlar verilmesi nedenleriyle" hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve 2018/3880 Esas, 2019/2479 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/84 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.