Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/1493 E. 2023/6099 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1493
- Karar No
- 2023/6099
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1331 E., 2020/509 K. ŞİKÂYETÇİ : ... Ayruşlar SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151155 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, suça sürüklenen çocuklar hakkında ... 3. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 27/11/2020 tarihli ve 2019/1331 esas, 2020/509 sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları bakımından mahkumiyetlerine hükmedilmesini müteakip, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 29/11/2021 tarihli ve 2020/2772 esas, 2021/2014 karar sayılı ilamı ile bozulması sonrası, aynı Mahkemenin 2022/143 esasına kayden derdest olduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04/12/2019 tarihli iddianamede, suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılmalarının talep edildiği, anılan iddianamede mala zarar verme suçunun olayda oluşmayacağı açıkça belirtildiği gibi, suç olarak da 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde yer ... mala zarar verme suçunun ve söz konusu sevk maddesinin de yer almadığı, ancak Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, suça sürüklenen çocuklara mala zarar verme suçundan ek savunma hakkı verilerek haklarında anılan suçtan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye de aykırı davranılmak suretiyle, mala zarar verme suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, iddianamede belirtilen sevk maddelerinin dışına çıkılarak suça sürüklenen çocukların mahkumiyetlerine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.02.2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 04.12.2019 tarihli iddianame ile şikâyetçiye karşı mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı ve hatta "çalınan mala sonradan zarar verme niteliğinde olması sebebiyle kilidin kırılması olayı ile ilgili mala zarar verme suçunun oluşmayacağı" belirtildiği hâlde; anılan suçtan dava açılması sağlanmadan, 5271 sayılı Kanun'un 170. ve 225. maddelerine aykırı olarak iddianamede belirtilen sevk maddelerinin dışına çıkılıp suça sürüklenen çocuklara 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinden ek savunma verilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 2019/1331 Esas, 2020/509 Karar sayılı, verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.