Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11203 E. 2024/8102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11203
- Karar No
- 2024/8102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olmakla birlikte savunmasının alındığı 15.11.2022 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun savunması esnasında müdafii talebinin bulunmadığı ve savunmasını kendisi yaptığı hâlde, suça sürüklenen çocuk için zorunlu olarak atanmış olan müdafii Av. ... tarafından karar temyiz edilmiş ise de, dosyada vekaletnamesine de rastlanmayan anılan müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığı ve yüzüne karşı tefhim edilen kararı suça sürüklenen çocuğun temyiz ettiği de anlaşıldığından, temyize hakkı olmayan Av. ...’ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan kurum vekili ile suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazlarına gelince; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhâlde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki hükümlere rağmen, suça sürüklenen çocuğa aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.