Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/7566 E. 2022/19278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7566
Karar No
2022/19278
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2008 tarihli ve 2007/692 esas, 2008/390 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/04/2009 tarihli ve 2008/25172 esas, 2009/6442 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlünün hapis cezasını 30/05/2011 tarihinde infaz etmesi üzerine, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, anılan suçun uzlaştırma kapsamında kaldığı ve taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2017 tarihli ve 2007/692 esas, 2008/390 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/06/2022 gün ve 16907-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2022 gün ve 2022/97605 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki açıklama nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayılarının arttırıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun da uzlaştırma kapsamına alındığı ancak hükümlünün hapis cezasını 30/05/2011 tarihinde infaz ettiği, infazı tamamlanmış suçlar bakımından artık uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasının mümkün olmayacağı, bu halde taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 Esas - 2007/219 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklinde yer alan düzenleme de dikkate alındığında kesinleşen, hatta infaz edilen hükümlerde de uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükümlü ... hakkında anılan hüküm infaz edilmiş ise de; infazın tamamlanmasından sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi sonucu hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınmasının ardından yapılan uyarlama yargılaması neticesinde uzlaşma nedeniyle anılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, böylelikle örneğin hükümlü hakkında anılan mahkumiyet hükmünün artık tekerrüre esas olamayacağı ve maddi hukuka ilişkin olan bu durum da gözetildiğinde; kesinleşen, hatta infaz edilen hükümler bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanmasında hükümlünün hukuki yararının var olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmakla; hükümlü ... hakkında taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29/03/2017 tarihli ve 2007/692 Esas - 2008/390 Karar sayılı ek karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/7566, K. 2022/19278, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-7566-e-2022-19278-k-1da66fae3f65