Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5124 E. 2025/5698 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5124
- Karar No
- 2025/5698
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/931 E., 2020/942 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... müdafii tarafından verilen 30.06.2020, sanık ... müdafii tarafından verilen 01.07.2020 havale tarihli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin kapsamının sadece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu; sanık ... müdafii tarafından verilen 06.07.2020 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre ise sanık müdafiinin aynı zamanda mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü de temyiz ettiği anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... hakkında sadece hırsızlık, sanık ... hakkında ise hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; I. Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek karar verildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, olmadığı takdirde ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine ve dosya içeriğine göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.