Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/2188 E. 2023/8195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2188
- Karar No
- 2023/8195
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/257 E., 2016/582 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Sanığın yokluğunda verilen karar, bildirdiği en son adresinde 22.07.2016 tarihinde tebliğ edilmişse de; tebligatın yapıldığı tarihte sanığın başka bir suçtan tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla sanığın öğrenme üzerine 28.11.2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/257 Esas, 2016/582 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, II. Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen ve aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması; sanığa yüklenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.