Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1909 E. 2024/9081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1909
- Karar No
- 2024/9081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili ve sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, temyiz isteminin reddi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1. Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelemesinde; Şikâyetçi kurum vekilinin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.07.2019 tarihli iade kararı üzerine, 05.08.2019 tarihinde yapılan usûlüne uygun tebligata rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 ve 238. maddeleri gereğince şikâyetçi kurum adına davaya katılmadığı, bu nedenle temyize hakkı olmadığı anlaşılmakla; gerekçeli kararın şikâyetçi kuruma tebliğinin şikâyetçi vekiline ayrıca temyiz hakkı vermeyeceği nazara alınarak, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE, 2. Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelemesinde; 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 15.10.2021 tarihli kararda temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, 15.10.2021 tarihinde yüzüne karşı verilen kararı 27.10.2021 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Suç tarihinde önceki bir suçtan firari olması sebebiyle, kolluk görevlilerinin sanığı yakalamak istediği, kaçmaya çalışan sanığın yakalanıp polis aracına bindirildiği sırada ekip otosuna tekme ile vurarak kapısını kırdığı ve zarar verdiği olayda, sanığın kamu malına zarar verme suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 31.10.2011 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması; Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.