Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12657 E. 2024/13570 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12657
- Karar No
- 2024/13570
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2284 E., 2021/565 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddelerinden hükmedilen 6.000,00 TL adlî para cezasının o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi akabinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılarak ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılıp aynı Kanun'un 142/2-h, 31/3, 62 maddelerinden suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, "her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil elde edilemediğine, atılı suçtan beraate hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiili işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.