Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9464 E. 2023/3508 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9464
Karar No
2023/3508
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/306 E., 2016/478 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.06.2015 tarihli ve 2015/234 Esas numaralı iddianame ile; "sanığın katılana ait aracın yedek anahtarlarının kendisinde olması nedeniyle elinde haksız olarak bulundurduğu yedek anahtarlar ile katılana ait aracı çaldığı, 9 gün kadar kullandıktan sonra terk halde bıraktığı" iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/306 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 62/1, 53/1. ve 58/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanarak cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, "dosya kapsamındaki deliller itibarıyla suçun sübut bulmadığına" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 28.05.2014 günü tespit edilemeyen zamanda katılana ait 16 ... plakalı aracın park halinde bulunduğu yerden, suça konu aracı tanık Ş.A.'dan satın alıp tanık C.Y.'ye satan sanık tarafından uhdesinde bulundurduğu yedek anahtar kullanılmak suretiyle çalındığının ve bahse konu aracın 08.06.2014 günü kolluk görevlileri tarafından terk vaziyette bulunduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, katılanın aşamalarda ifadesinin alındığı tespit edilmiştir. Tanıklar A.S., Ş.A., K.Y. ve C.Y.'nin iddiayı doğrulayan beyanları ve 08.06.2014 tarihli Olay - Görgü Tespit - Muhafaza Altına Alma - Teslim ve Tesellüm Tutanağı ve Araştırma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanığın suça konu aracın yedek anahtarını satış sırasında teslim ettiğini savunduğu; ancak tanıklar K.Y. ve C.Y. beyanlarında, aracın yedek anahtarının satış sırasında kendilerine verilmediğini ifade ettikleri; yine dosya kapsamına göre, bu tanıklar ile tanışıklığı olmayan tanık Ş.A.'nın da beyanında, aracın yedek anahtarını sanığa satıştan 3-4 ay sonra verdiğini ifade ettiği, tanık Ş.A.'nın aracın anahtarının verdiği tarih ile aracın çalındığı tarihin tutarlılık arz ettiği ve sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin "dosya kapsamındaki deliller itibarıyla suçun sübut bulmadığına" ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli ve 2010/62 Esas, 2010/110 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının sonucunda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/22476 Esas, 2013/16583 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2015/306 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, "sanık hakkında Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2010 tarihli ve 2010/62 Esas, 2010/110 Karar sayılı ilamındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/9464, K. 2023/3508, T. 12.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-9464-e-2023-3508-k-7c8756979dbf