Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/6947 E. 2022/20094 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6947
Karar No
2022/20094
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1)Sanığın yargılama sürecindeki savunmasında suça konu iş yerinin gerçek işletmecisinin Ergün Şimşek olduğunu belirttiği, ayrıca su aboneliğinin ait olduğu iş yerinin ruhsat bilgilerinde de ruhsat sahibi olarak Serkan Erdaş, Mahmut Karakamış ve İbrahim Karaca isimli şahısların belirtilmesi karşısında bu şahıslar yönünden herhangi bir araştırma yapılmadan ve usulünce yargılamaya davet edilip tutanak düzenleyicileri de dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması, 2)Dosya kapsamında 04/12/2014 tarihli kaçak su kullanım tutanağı yer aldığı, bu tutanağın yine aynı adres bakımından sanık adına düzenlendiği, bu tutanağın “hesap” başlığında 26/09/2014 tarih ve 2014/3909 nolu tutanağa atıf yapıldığı ve kişi adına hazırlanan ilk tutanak olduğunun yazıldığı, ASKİ Hukuk Müşavirliğinin 10/05/2015 tarihli yazısında, 04/12/2014 tarihli kaçak su kullanım tutanağına ilişkin açılmış bir dava bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla; 04/12/2014 ve 26/09/2014 tarihli kaçak su kullanım tutanakları bakımından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma olup olmadığı ve var ise soruşturmaların sonucu araştırılmadan ve 26/09/2014 tarihli tutanak akibeti ASKİ’ye sorulmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Kabule göre de; 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında da vergili ve cezasız gerçek zarar hesaplaması yaptırılmadığı, bilirkişi raporuyla tespit edilecek olan vergili ve cezasız zarar miktarını ödemesi halinde davanın düşmesine karar verileceği ihtarında bulunulmaması karşısında, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/6947, K. 2022/20094, T. 30.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-6947-e-2022-20094-k-ce5774f6d557