Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21097 E. 2024/8137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21097
Karar No
2024/8137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesi Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden, ilâmın gerekçe bölümünde yer alan hususlar dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca mahallince işlem yapılabileceği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin suçu işlemediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2017 tarihli ve 2016/159 Esas, 2017/27 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/845 Esas, 2017/999 Karar sayılı kararı ile eylemin gece olduğu kabul edilmesine rağmen hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması sebebiyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 289/1-g maddesi uyarınca bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/845 Esas, 2017/999 Karar sayılı bozma kararı ile bu karar üzerine verilen Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, 2.5271 sayılı Kanun'un 289/1-h maddesinde, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olmasının “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlendiği, sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle de 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan zorunlu müdafi tayin edilmeksizin yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı görülmüştür. II-KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/2416 Esas, 2018/2671 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/21097, K. 2024/8137, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-21097-e-2024-8137-k-a5e113705ad5