Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19982 E. 2024/11424 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19982
- Karar No
- 2024/11424
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2375 E., 2019/245 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Temyiz isteminin reddi, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, bozma I) Sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 27.03.2019 tarihli ve 2018/2375 Esas, 2019/245 Karar sayılı ek kararının; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g. maddesi yerine aynı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Hükmün miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g. maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, 27.03.2019 tarihli ve 2018/2375 Esas, 2019/245 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz nedenlerinin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;< İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararı kaldırarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verebileceği anlaşılmış; bu nedenlerle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; katılanın hırsızlık suçunun işlendiğini 21.07.2015 günü fark ettiğine dair beyanı karşısında; 21.07.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 27.07.2015 olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine dair verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çifteler Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.