Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/22110 E. 2016/1549 K.
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2014/22110
- Karar No
- 2016/1549
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İşyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle,hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Suça sürüklenen çocuğun 14/12/2013 tarihinde yakalama üzerine Ankara 1. Çocuk Mahkemesinde savunması alınırken başka suçtan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olduğununun belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğa duruşmadan bağışık tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2) Suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu Konya Şube Müdürlüğünden alınan doktor raporunda, işlediği iddia edilen hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmesine karşın, Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca alınan sosyal inceleme raporunda ,''... suça sürüklenen çocuğun davranışlarının sonuçlarını sınırlı düzeyde öngörebildiği,davranışlarının bilişsel yetersizlikten etkilendiğinin...'' belirtilmesi karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) 5271 sayılı CMK'nın 324/4.maddesi uyarınca Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (20 TL dahil) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 14 TL tutarındaki yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.