Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/21750 E. 2016/163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2014/21750
- Karar No
- 2016/163
- Karar Tarihi
Tebliğname No : 11 - 2010/151370 MAHKEMESİ : Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 22/12/2009 NUMARASI : 2006/145 (E) ve 2009/323 (K) SUÇ : Hırsızlık (Mahkemenin kabulüne göre dolandırıcılık) Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Dosya içeriğine ve oluşa göre; sanıklara yüklenen, yakınan Bankası Şubesindeki internet bankacılığına açık mevduat hesabından, yakınan bilgisi ve rızası dışında hukuka aykırı biçimde internet aracılığı ile aynı bankanın şubesindeki tanık ait hesaba 13.12.2009 günü 230.000 TL para havale edip, havale olunan parayı çekmek biçimindeki eylemlerinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 tarih ve 2009/11-193E., 2009/268 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesindeki 'bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık' suçuna uyduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan aynı yasanın 158/1-f-son maddesi uyarınca hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Sanık aşamalarda “sanık ve yanındaki kişilerin çalıştığı restoranta gelerek kendisinin İstanbul ilindeki 60.000 TL miktarındaki alacağını tahsil edip kendisine havale edebileceklerini, ancak bunun için kendilerine bir hesap numarasının lazım olduğunu ifade ederek Kütahya'dan ayrıldıktan sonra yanına gelen kişilerden ismindeki şahsın kendisini aradığını, paranın havalesi için banka hesap numarası istediğini, kendisinin banka hesap numarasının vergi borçları nedeniyle uygun olmaması nedeniyle arkadaşı hesap numarasını verdiğini, paranın hesabına havale olunduğunu, ismindeki kişinin kendisini yine cep telefonundan arayarak parayı dışarıda araçta bekleyen kişilere vermesini söylediği, bunun üzerine tanık çektiği parayı alarak saymadan ve kontrol etmeden araçtaki sanık teslim ettiğini, paradan kendisinin bir şey almadığını, hesapta kalan çekilmeyen 55.000 TL tutarındaki paranın kendisine yeteceğini düşündüğünü, ertesi gün geri kalan 55.000 TL parayı bankadan çektiğinde Banka şubesinin durumun farkına varıp, olayın ortaya çıktığını, sanık ve yanındaki kişiler tarafından kandırıldığını, tanık hesabına aktarılan paranın suç konusu olduğunu bilmidiğini, atılı suçu işleme kast ve iradesinin olmadığını” savunması karşısında, sanık savunmalarının ve savunmayı doğrulayan tanık anlatımlarının aksine, sanığın suç işleme kast ve iradesi ile hareket ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeden, sanık hakkında yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerine görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi