Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2011/30859 E. 2011/37595 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2011/30859
Karar No
2011/37595
Karar Tarihi

Hakaret suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 (iki kez), 125/4(iki kez) maddeleri uyarınca 2.100,00 yeni Türk lirası(iki kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/01/2011 tarihli ve 2010/5668 esas, 2011/29 sayılı kararını müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan kararın yeniden kesinleşmesinin yapılması talebi üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40. maddesi kapsamında eski hale getirme talebinin Cumhuriyet savcısı tarafından yapılamayacağından talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 11/04/2011 tarihli ve 2010/5668 esas, 2011/29 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair (İSTANBUL) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2011 tarihli ve 2011/77 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.08.2011 gün ve 2011/10738-43935 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2011 gün ve 2011/270907 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, sanığın yüzüne karşı ve katılanlar ve vekilinin yokluğunda verilen söz konusu kararda başvuru süresinin tefhim veya tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek tarafların yanıltıldığı, mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli, sürenin başlangıcı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhat!] davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle kararın T.C. YARGITAY 2. Ceza Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I kesinleşmediği cihetle, İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/01/2011 tarihli kararının kesinleşmemesi sebebiyle infaz için gönderilen kararın yeniden kesinleştirilmesine yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilen aynı Mahkemenin 11/04/2011 tarihli ek kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İSTANBUL) 12.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 28.04.2011 gün, 2011/77 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2011/30859, K. 2011/37595, T. 26.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2011-30859-e-2011-37595-k-69058e5f901d