Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/23036 E. 2010/31265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/23036
- Karar No
- 2010/31265
- Karar Tarihi
Tebliğname No : 2 - 2007/215578 MAHKEMESİ : Şaphane Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 23/05/2007 NUMARASI : 2007/17 SUÇ : Kasten yaralama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 Sayılı TCK.nun 50.maddesinin 3.fıkrasında; “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” ve 5271 sayılı CMK 231. maddesinin 7. fıkrasında; “ açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği" düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında hükmedilen 1 ay 20 günlük hapis cezasının, suç tarihinde onsekiz yaşını doldurmamış olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde, hükmedilen cezanın seçenek yaptırıma çevrilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinde ise, 5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, somut olayda, kısa süreli hapis cezasının, yaş küçüklüğü nedeniyle TCK. nun 50/1. maddesinde belirtilen seçenekli cezalardan birine zorunlu olarak hükmedildiğinden, bu cezanın yasada aranan diğer koşullar bulunduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında yasal bir engel bulunmadığı halde yasal engel bulunduğu belirtilerek bu durum değerlendirilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK nun 50/1-b maddesinde belirtilen zararın maddi zarar olduğu, olayda yakınanın bir tazminat talebi olmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre yakınanın, sanığa yüklenen kasten yaralama suçundan doğan maddi bir zararı da bulunmadığı halde; “kısa süreli hapis cezasının mağdurun uğradığı zararın tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek yaptırımına çevrilmesine ve mağdurun zararı tespit edilemediğinden takdiren 200 YTL nin zarar tazmini kabilinden sanıktan alınarak katılana verilmesine” biçimindeki gerekçeyle, manevi tazminat niteliğinde takdir edilen meblağın, yakınanın talebi olmadığı halde, sanıktan alınarak katılana verilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.