Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2006/2677 E. 2006/5359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/2677
- Karar No
- 2006/5359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek.Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedel karşılığında idare adına irtifak hakkının tescili istemine ilişkindir. Mahkemece yanların son oturumda buna göre karar verilmesini istediklerinden 2942 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca daha önce yapılmış olan 2005/30-19 D.İş sayılı dosyada tespit edilen irtifak hakkı bedelinin kamulaştırma bedeli olarak belirlenmesine ve taşınmazın 697,29 m2'lik bölümünde irtifak hakkının davacı kurum yararına tapuya yazılmasına karar verilmiştir. 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder, tarafların bedelde anlaşması halinde hakim anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve maddenin sekizinci fıkrası uyarınca işlem yapar. Somut olayda yargılamanın 28.12.2005 günlü üçüncü oturumunda yanların "Para yatmıştır, davalıya ödenmesine karar verilsin, bugün dosyada karara bağlanmasını isteriz" demiş olmaları ve bu beyanlarını da imzalamamış bulunmaları olgusu karşısında bunun 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinin beşinci fıkrasının hükmüne uygun nitelikte bir uzlaşma olmadığı gibi HUMK.nun 151/son maddesine göre de davayı sonuçlandırıcı nitelikte bir beyan da sayılamaz. Şu halde mahkemece taraflar arasında bedelde anlaşma olmadığının kabulü ile davaya bakılıp anılan yasanın 10. maddesinde öngörülen yöntemle kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ve yetersiz araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.