Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2006/2676 E. 2006/5358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/2676
Karar No
2006/5358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek.Av. ...geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedel karşılığında idare adına irtifak hakkının tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar vekillerinin tespitle belirlenen değer üzerinden müvekkillerinin parayı aldıkları ve buna göre karar verilmesini istedikleri, davacı vekilinin de bu anlatıma karşı çıkmadığı gerekçesi ile 2942 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca daha önce yapılmış olan 2005/31-20 D.İş sayılı dosyada tespit edilen irtifak hakkı bedellerinin kamulaştırma bedeli olarak belirlenmesine, taşınmazın 784,24 m2'lik bölümünde irtifak hakkının davacı kurum yararına tapuya yazılmasına karar verilmiştir. 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder, tarafların bedelde anlaşması halinde hakim anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve maddenin sekizinci fıkrası uyarınca işlem yapar. Somut olayda yargılamanın 28.12.2005 günlü üçüncü oturumunda davalılar vekillerinin "davalılar tüm parayı çekmişlerdir, davaya itirazımız yoktur" şeklindeki imzalı sözlerine karşın davacı vekilinin "Bu anlatımlara bir diyeceğimiz yoktur, karar verilmesini isteriz" demiş olması ve bu beyanı da imzalamamış bulunması olgusu gözönünde tutulduğunda bunun 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne uygun nitelikte bir uzlaşma olmadığı gibi HUMK.nun 151/son maddesine göre de davayı sonuçlandırıcı nitelikte bir beyan da sayılamaz. Şu halde mahkemece taraflar arasında bedelde bir anlaşma olmadığının kabulü ile, davaya bakılıp anılan yasanın 10. maddesinde öngörülen yöntemle kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yetersiz araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/2676, K. 2006/5358, T. 27.06.2006, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-hukuk-dairesi-2006-2676-e-2006-5358-k-5faee6816e47