Yargıtay · 18. Ceza Dairesi

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/17791 E. 2016/4882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2015/17791
Karar No
2016/4882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 1-) Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de, infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği, Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Bu itibarla olay tarihinde sanığın, meyhane boğazı adı verilen yerde kavga olduğunu düşünerek olay yerine yakın olan müşteki polislere kavgaya müdahale etmemeleri dolayısıyla kullanmış olduğu “siz burada ne yapıyorsunuz, devlet size burada bekleyin diye mi maaş veriyor” şeklindeki sözlerin ağır eleştri niteliğinde olduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, b) Olay tarihinde kavga olayına müdahale etmeyerek görevlerini yerine getirmediğini düşündüğü müşteki polisleri şikayet etmek amacıyla fotoğraflarını çeken sanığın, bu esnada kullandığı “fotoğraflarınızı çektim, ilgili yerlere ileteceğim, yarın benim kim olduğumu öğreneceksiniz, benim Ankarada siyasi yönden tanıdıklarım var, o zaman göreceksiniz” şeklindeki sözlerin şikayet hakkının kullanılmasına yönelik söylemler olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında yetersiz gerekçeyle tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/17791, K. 2016/4882, T. 14.03.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-ceza-dairesi-2015-17791-e-2016-4882-k-913858ddd96e