Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/4680 E. 2010/9556 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4680
Karar No
2010/9556
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Sakarya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takipleri yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalıya satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri vasıtasıyla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalılar arasındaki tasarrufta satış bedeli ile taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle davanın icra takiplerinden birinde davalı ... aleyhine takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın o takip açısından reddine diğer takipler açısından ise kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir. 3-Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK'nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru değildir. Ne var ki (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “Tapu kaydındaki ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına.” şeklindeki 3. bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına, 4 numaralı bendinde yer alan “746,43” rakamlarının çıkarılarak yerine “512.29” rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 808,87 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4680, K. 2010/9556, T. 08.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2010-4680-e-2010-9556-k-7bb2365043ba