Yargıtay · 17. Ceza Dairesi
Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2018/4597 E. 2019/361 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/4597
- Karar No
- 2019/361
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamından, olay günü saati belirlenemeyen bir zamanda, müşteki uyurken ikametine girilerek, başkaca eşyalar yanında, müştekiye ait kontak anahtarının çalınarak, bu anahtar ile ikamet önünde park halinde bulunan aracın götürüldüğü ve araç hırsızlığı suçunun bu anahtar ile kapıları açılarak işlendiği olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasa'nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu ve uyulan 17.05.2016 tarihli bozma kararının 4. maddesinde de bunun açıkça ifade edildiği düşünülmeden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.01.2016 tarih, 2016/36 Karar sayılı bozmaya uyulduktan sonra bu karardan dönülemeyeceğine dair ilkeye ve niteleme konusunda hatalı uygulamaya dair 2012/1-1563 Esas ve 2013/123 Karar sayılı, kararında belirtildiği gibi aleyhe temyiz olmayan hallerde suçun niteliğinde yanılgıya düşüldüğü belirlendiğinde cezanın tür ve miktarı yönünden, kazanılmış hakkı saklı tutmak şartıyla, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği şeklindeki kabul ve ilke de dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasa'nın 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Somut olayda müştekinin zararının kovuşturma aşamasında giderildiği, kısa karar da da buna uygun olarak ½ oranında indirim yapıldığı, ancak mahkemenin gerekçesinde ise zararın soruşturmada giderildiğinin beyan edilmesi ile madde numarası olarak da TCK’nın 168/1. maddesinin yazılması suretiyle yazım hatasına neden olunması, 3-5237 sayılı TCK’nun “Adalet ve Kanun Önünde Eşitlik İlkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “Orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda; sanık ... tarafından müştekinin evinden hırsızlık yaptığında alarak haksız yere ele geçirdiği asıl anahtar ile 23.000.00 TL değerindeki aracının çalındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesini ihlal eden sanığın eylemine 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 09.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.