Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2010/2370 E. 2010/3247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/2370
- Karar No
- 2010/3247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Afşin İcra Mahkemesi Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık ...'ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Tüm dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında devam eden Afşin İcra Müdürlüğünün 2007/1393 esas sayılı dosyası ile, 11.1.2001 tarihinde 6.166.500.000 TL’nin tahsili amacıyla takibe başlandığı, suça konu taşınmaza 23.1.2001 tarihinde haciz konulduğu, iki yıl içerisinde satış talep edilmemesi nedeniyle İİK’nun 106.ve 110.maddeleri gereğince 4.12.2006 tarihinde hacizlerin kaldırıldığı, hacizler kaldırılmadan önce 31.12.2003 tarihinde ise ilgililer tarafından takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına, 28.9.2007 tarihinde ise dosyanın yenilenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." biçimindeki düzenleme ile dosyanın işlemden kaldırılma tarihinden çok sonra 10.01.2007 ve 23.01.2007 tarihlerinde taşınmazların satılmış olması, alacaklının taşınmazları haczettirmesine rağmen alacağın tahsili yönünde satış işlemlerine başvurmaması, borçlu sanığın hacizin kaldırılmasından hemen sonra değil de yaklaşık bir ay kadar sonra taşınmazları satması ve satış tarihinde icra dosyasının işlemden kaldırılmış olması, diğer taraftan ilçe jandarma komutanlığınca yapılan araştırma sonunda borçlunun 20.000,00 TL değerinde iki katlı kerpiç evinin olduğunun anlaşılması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; borçlu sanığın alacaklıdan mal kaçırmak kastının bulunmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca sanığın beraatine ilişkin kararda bir isabetsizlik olmaması nedeniyle Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesine iştirak edilememiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.