Yargıtay · 16. Ceza Dairesi
Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2018/7416 E. 2019/1583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/7416
- Karar No
- 2019/1583
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret Hüküm : 1-Sanık ...'in Cumhurbaşkanına hakaret suçundan; TCK'nın 299/1-2, 53, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, 2-Sanık ...’in kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan; CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-Katılan ...’nın temyiz taleplerinin incelenmesinde; Atılı suçun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ...’nın davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, katılanın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, II-Katılan ... vekilinin hükümden sonra şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle katılma kararı hükümsüz kaldığından sanık ...’in temyizine yönelik yapılan incelenmesinde; Dosya kapsamından; Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.11.2015 tarihli fezleke ile sanık hakkında TCK’nın 301/4. maddesi gereğince Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama suçundan soruşturma izni talep edildiği, Adalet Bakanının 29.12.2015 tarihli “OLUR”u ile TCK’nın 301/4. maddesi gereğince soruşturma izni verilmediği, Cumhurbaşkanına yönelik sözler ile ilgili olarak, genel hükümler uyarınca gereğinin takdir ve ifası için evrakın Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tespit edilmiş olup, şu halde TCK’nın 299/3. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak verilmiş bir kovuşturma izni bulunmadığı anlaşılmakla, CMK’nın 223/8-2. cümlesi gereğince durma kararı verilip dava şartının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tespit edilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, III-Kabul ve uygulamaya göre de; 1-İddianamede talep edilmemiş olan TCK’nın 299/2 maddesinin, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma verilmeden uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK’nın 299/2. maddesi uygulandığı halde, gerekçeli kararda TCK’nın 125/4. maddesi gereğince artırım yapıldığı belirtilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.