Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/599 E. 2015/24141 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2014/599
Karar No
2015/24141
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanı telefon ile arayan sanığın, emniyetten aradığını, banka hesabının terör örgütünün eline geçtiğini söyleyerek hesaplarındaki paraları bildireceği banka hesabına aktarmasını istediği, sanığın sürekli telefonda katılanla konuşup özel yetkili Cumhuriyet savcısından bahsetmesi ve konuşma sırasında telsiz seslerinin gelmesi nedeniyle ikna olan katılanın, hesabındaki 53.000 TL paranın önce 45.000 TL'lik kısmını sanığın hesabına gönderdiği, sanığın tekrar arayarak örgüt elemanlarının yakalandığını paranın kalan kısmını da göndermesi gerektiğini söylemesi üzerine katılanın 9.500 TL parayı daha gönderdiği, sanığın aynı gün hesabına yatan 54.500 TL parayı çekmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın ikrarı, katılan beyanı, ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiş, katılan ile telefonla yaptığı görüşmede kendisini polis olarak tanıtan sanık tarafından polis telsizi gösterilmeden yalnızca seslerinin kullanılmış olması karşısında, tebliğnamedeki bozma talep eden düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığın, katılandan aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/599, K. 2015/24141, T. 22.04.2015, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2014-599-e-2015-24141-k-f9db213b6b32