Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/25046 E. 2013/17631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/25046
Karar No
2013/17631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. Sanık ... açısından; sanığın usulüne uygun olarak üzerinde yapılan aramada Denizli Vergi Dairesi'nden verilmiş gibi görünen ... plakalı araç için düzenlenmiş motorlu araç ilişik kesme belgesi(borcu yoktur belgesi) aslı ve araç muayene belgesi aslı ile trafik tescil belgesi fotokopisinin ele geçirildiği, belgeler aslı üzerinde yapılan kriminal incelemede, belgelerin sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu ve belgenin Denizli Vergi Dairesi'nce düzenlenmediğinin belirtildiği, böylece sanığın, ... plakalı araç için sahte olarak borcu yoktur belgesi ile sahte muayene belgesi düzenlendiği, 05/03/2008 tarihinde yine sanık ... ...'un temyiz dışı ... isimli kişiye bir adet ruhsat verdiği, bu kişinin de ruhsatı temyiz dışı ...'a teslim ettiği, ... plaka sayılı aracın ruhsatının incelenmesinde, ruhsatın tümden sahte olarak üretildiği ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği, 10/03/2008 günü yine sanık ... ...'un, temyiz dışı ... isimli kişiye bir zarf bıraktığı, ...’in de zarfı temyiz dışı Vehbi isimli kişiye verdiğinin tespiti üzerine yapılan aramada, ... plaka sayılı aracın ruhsatının incelendiği, araç ruhsatı üzerinde yapılan kriminal incelemede, aynı şekilde ruhsatın tümden sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği, bu şekilde sanığın ayrı suç işleme kastlarıyla farklı kişiler adına olan ruhsat ve diğer resmi belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenleyerek ayrı ayrı üç kez resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği, Sanıklar ..., ... ve ... açısından; sanıkların daha önce kaza yapmış olmasına rağmen, araçları, kazadan sonra sigortalattırıp, daha sonra da kaza yapmış gibi polise ihbarda bulunup, bir kaza senaryosu hazırladıkları, polislerin gelmesinden sonra da resmi belge niteliğinde olan sahte kaza tespit tutanakları hazırlatılarak, bu tutanaklarla birlikte sigorta şirketine başvurmak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri bilgisinin alındığı, buna göre sanık ... ve kardeşi sanık ...'nın 20/01/2008 tarihinde, bir senaryoyu uygulamaya koydukları, sanık ...'ın polisi arayarak kaza ihbarında bulunduğu, gelen ekiplerce 3133 sayılı kaza tespit tutanağının düzenlendiği, bu kaza tutanağına göre; sanık ...’ın... plakalı aracı, temyiz dışı ...’un da ... plakalı aracı kullandığı, bu kaza tutanağının sanık ...’in, ... Kaporta isimli işyerinde ele geçirildiği, tutanağa göre, kaza nedeniyle ...’un kusurlu görüldüğü ve katılan ... Oyak Sigorta Şirketi'nden 2.986,34 TL hasar bedeli alındığı, böylece her üç sanığın eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek sigorta bedelini almak amacıyla ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği, ... yönetimindeki ... plakalı araçla ... ... yönetimindeki ... plakalı aracın daha önce kaza yapmasına rağmen, araç kasko yaptırıldıktan sonra 18/03/2008 tarihinde tutulan trafik kaza tespit kaza tutanağına göre de, ... ve ... plakalı araçların kaza yaptıkları ileri sürülerek trafik kaza tespit tutanağı tanzim ettirildiği, bu araçların sürücülerinin ... ile Yıldız Kurşun olduğu, aslında kazanın daha önce olduğu, buna rağmen, kazadan sonradan yaptırılan sigortadan para almak amacıyla sahte belge düzenlettirildiği, bu kazayla ilgili henüz sigortadan hasar bedeli talep edilmediği, olaydaki sahte belgeleri düzenlettirenlerin sanıklar ... ile temyiz dışı ... oldukları, böylece sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği, Sanıklar ... ve ... açısından; temyiz dışı ...’ın ... plaka sayılı aracını kayınbiraderinin kullandığı sırada kaza yaptığı, kaza sırasında aracın kaskosunun bulunmadığı, Birol’un, sanık ...’ın bu işlerle uğraştığını öğrendiği ve ona başvurduğu, araç daha önce kaza yapmasına rağmen 20/03/2008 tarihinde araca kasko sigortası yaptırıldığı ve sanık ...'ın 20/03/2008 tarihinde yine senaryo gereği kaza planladığı, trafik görevlilerince tutanak düzenlenmesini sağladığı, Birol'un olay yerine sanık ... ve sanık ... 'u çağırdığı, aracı ...’in alıp götürdüğü, sigortaya henüz bir başvuru yapılmadığı, böylece her iki sanığın eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek, gerçekte daha önce kaza olmasına rağmen, gerçeğe aykırı olarak sahte trafik kaza tespit tutanağı hazırlatılmasını sağlayarak ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği, 1-Sanık ... ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı Kanun'un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde; Sanık, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların suçları sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezaları nedeniyle asgari hadden temel cezanın belinlenmesinden sonra yasal ve yeterli başka gerekçelerle adli para cezalarının temel cezanın üzerinde belirlenmiş olması karşısında, bu yönde düzeltilerek onama isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/25046, K. 2013/17631, T. 18.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2013-25046-e-2013-17631-k-5a4c84445295