Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/23691 E. 2013/19114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/23691
Karar No
2013/19114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve Kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır. Sanık ...'in kurduğu suç örgütünün faaliyetleri kapsamında, örgüt üyesi olan diğer sanıkların iştirakleri ile esnaflık yapan mağdurlara tamamen sahte olarak oluşturulmuş çekler verilmek suretiyle çoğunlukla laminant parke olmak üzere kendilerinden mal satın alınması, bütün mağdurlara yönelik olarak özellikle Samsun'da kiralanan bir depoya sanıklardan ... ve ...'in kontrolünde depolandığı ve buradan suça konu malların piyasa fiyatının altındaki bedellerle örgüt üyesi olarak değerlendirilmeyen sanıklardan bir kısmına satılıp haksız olarak menfaat temin edilmesi şeklinde geliştiği iddia olunan olaylarda; Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; 1)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istekleri ile katılan İş Bankası vekilinin beraat kararlarına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Suç işlemek için örgüt kurma suçunun niteliği itibariyle, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu bakımından ise katılan banka ve çek hesabı sahibi şirketin anılan suçtan, katılan bankanın dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeleri söz konusu olmadığından, bahsi geçen suçlar yönünden davaya katılma kararının hukuki değerden yoksun olduğu dikkate alınarak, bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE, 2) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... haricindeki katılanlara karşı işledikleri resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 3) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı işledikleri resmi belgede sahtecilik suçu ile tüm katılanlara karşı işledikleri dolandırıcılık suçundan, sanıklar... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde suçu doğrudan doğruya beraber işledikleri kabul edilerek, tebliğnamedeki sanıklardan ... ve ...'in eylemlerinin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu teşkil ettiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir. a) Suçlarda bankanın maddi varlığı olan çekler kullanılmış olmasına rağmen, suçta kullanılan çeklerin banka tarafından üretilmiş orijinal çekler olmadığı, tamamen sahte çekler olduğu, böylece bankanın araç olarak kullanılmasının söz konusu olmadığı şeklindeki hatalı gerekçeyle, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi yerine 157/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması, b)Sanık ...'in katılan ...'ten 06/01/2010 tarihinde laminant parke satın alıp sahte çek vermesi sonrası, 15/01/2010 tarihinde aynı katılandan yine laminant parke satın alıp başka bir sahte çek vermesi karşısında, bahsi geçen katılana yönelik eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/23691, K. 2013/19114, T. 04.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2013-23691-e-2013-19114-k-83246d83ed25