Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/2639 E. 2012/36522 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2639
- Karar No
- 2012/36522
- Karar Tarihi
Hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan sanıklar ... ve ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 510, 522/1, 59/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkındaki Gemlik Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2001 tarihli ve 1999/276 esas, 2001/776 sayılı ilâmı ile tehdit suçundan verilen 6 ay hapis cezasının 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına dair Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2004 tarihli ve 2003/100 esas, 2004/12 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 7.000.00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 06/06/2005 tarihli ve 2005/31 müteferrik sayılı kararı ite, sanık ...'un aynı maddeler gereğince 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 7.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair aynı Mahkemenin 24/04/2006 tarihli ve 2003/100 esas, 2004/12 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/12/2011 gün ve 2011/16798/66664 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2012 gün ve 2012/9235 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. Maddesi İle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" seklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, taktir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuş ise, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde, 2-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karsısında, sanık ... hakkında Gemlik Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/276 esas, 2001/776 sayılı mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görüldüğünden Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.04.2006 tarih ve 2003/100 esas 2004/12 sayılı Ek karar ile aynı mahkemenin 06.06.2005 gün 2005/31 Müt. sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre ihbarnamenin (2) numaralı bendindeki istemin incelenmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.