Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/17626 E. 2013/1308 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17626
- Karar No
- 2013/1308
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanık ...'un bildirdiği adrese Tebligat kanunu 35. maddeye göre tebliğ yapılmış ise de 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla değişik tebligat kanunu 35/2 madde ve fıkrasına göre adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi araştırılmadan yapılan tebliğat usule uygun olmadığından sanığın temyiz istemi öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip temyiz talebinin reddine ilişkin 06.06.2012 tarihli ek karar kaldırılarak, tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmeksizin yapılan incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...'nın katılandan kiraladığı aracı gününde teslim etmediği, sanık ...'un da oğlundan aldığı aracın benzini olmadığı için teslim edemediğini söyleyerek katılandan toplam 350 TL parayı banka havalesi ile alıp bir süre daha kullandıktan sonra aracı İzmit Otogarına bıraktığı olayda sanık ... hakkında dolandırıcılık; sanık ... hakkında ise güveni kötüye kullanma suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ile sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak; Sanık ... hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6.maddesine muhalefet edilmesi, temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki adli para cezasının taksitlendirilmesi ile ilgili kısma TCK'nın 52/4. maddesinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından sırasıyla “100 gün”, ve “2500 YTL” terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün”, ve “125 TL” terimlerinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,sanık ... hakkındaki hükmün doğrudan ONANMASINA, 24.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.