Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/23631 E. 2013/7064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/23631
- Karar No
- 2013/7064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın işe yerleştiricek bir kişi aradığını söylemesi üzerine, tanığın oğlu olan şikayetçiyi sanık ile tanıştırdığı, sanığın şikayetçiye hastanenin kalorifer dairesindeçalıştırmak üzere işe aldırabileceğini söyleyerek şikayetçiden ... başvurusu için 125 YTL para ve bir adet fotoğraf alıp iki saat sonra kendisini hastanenin önünde beklemesini söyleyerek ayrıldığı ancak buluşma yerine gelmediği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f maddesi gereğince “gönüllü olmak koşuluyla” kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesi gerekirken infazı sınırlar şekilde; "belediyeye ait halk ekmek fabrikasında " çalıştırılmasına hükmedilmesi, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "120 gün", "40 gün", , "33 gün" ve " 660 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "1 gün", , "1 gün" ve " 20 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken “belediyeye ait halk ekmek fabrikasında” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.