Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/22843 E. 2013/6469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/22843
- Karar No
- 2013/6469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanıklardan ...'un, ... Ortapedik ve Tıbbi Malzemeler Tic. ve San. Ltd. Şirketinin ortak müdürü, eşi %50 ortak olan diğer sanık ...'in de işçi statüsünde çalışan olduğu; sigortalı 43 hastanın daha ucuz ortapedik malzeme kullanılarak ameliyatları yapıldığı halde, aynı markanın pahalı olan bir başka ürününün barkotlarını üretip fatura etmek sureti ile şikayetçi Devlet Kurumundan toplam 19.238.04 TL haksız para tahsil ettikleri, şeklindeki eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanıkların sabıkasız olmaları, haklarında TCK 62. maddesinin uygulanmış olması da gözetildiğinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, hangi koşulların gerçekleşmediği açıklanmadan "yasadaki ifadeler tekrar edilerek" ve ertelememenin gerekçesine atıfta bulunularak CMK.nın 231.maddesinin uygulanmaması, 2-Temel ceza olarak belirlenen hapis cezasında 5237 sayılı TCK'nın 43 maddesi gereğince arttırım yapılması karşısında para cezasında arttırım yapılmaması, 3-5237 saylı TCK'nın 212 maddesi gereğince sahtecilik suçunun ayrı bir suç olarak kabulü yerine dolandırıcılık suçunun unsuru olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.