Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/22285 E. 2013/6698 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/22285
- Karar No
- 2013/6698
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...‘nın; müşteki ...’ye kendisini ... Milletvekili ... olarak tanıtarak, 5 kişiyi Tedaş’da işe aldıracağını söylediği, müşteki ...’nin sanıktan şüphelenip gerçekten Gümüşhane Milletvekili olan ...'ı arayarak durumu öğrendikten sonra güvenlik güçleri ile anlaşıp sanığın vermiş olduğu ...’a ait hesap numarasına 10.000 TL yatırdığı, güvenlik kuvvetlerinin takibi sonucu sanık ... ... ’ın parayı çekmek üzere bankaya geldiğinde yakalandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı,başlatınan soruşturma üzerine diğer sanık ...'ın işyerinde yapılan aramada elde edilen mühür ve kaşeler ile çeşitli şahıslara ait pasaportların ve kimliklerin da sahte olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği,böylelikle sanık ...nın üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs,sanık ...'ın kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üretmek suçuna iştirak ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği yönündeki kabulde bir isabetsilzik görülmemiştir. 05.07.2007 tarihli duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasından önce iddianame ve eklerinin okunması karşısında, iddianamenin kabülü kararı okunmadığından bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. 1-Sanık ... hakkında resmi belge ve mühürde sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde; Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak; 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını onlar nezdinde hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise sanığın, müşteki ...’ye kendisini doğrudan Gümüşhane Milletvekili ... olarak tanıtması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK'nın 157/1. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunun oluşacağı gözetilmeden unsurları oluşmayan TCK'nın 158/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması, Kabule göre de; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.