Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/21399 E. 2013/5607 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21399
- Karar No
- 2013/5607
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1)Sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 5271 Sayılı CMK'un 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK'un 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran katılanın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 2)Sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...'in isteğe bağlı sigorta pirimlerini ödemesi için muhasebeci olarak çalışan temyiz dışı sanık ...'a yetki verdiği ancak bu sanık tarafından kuruma yatırılması gereken pirimlerin ödenmemesi nedeniyle sanık ...'in isteğe bağlı sigortalılık durumunun sona erdiği, eksikliğin ortaya çıkıp emeklilik talebinin reddedilmesi üzerine durumu öğrenen temyiz dışı sanık ...'in, sanık ...'in gerçekte fiili çalışması bulunmamasına rağmen oto boya ziftleme işi faaliyetinde bulunan tanık ... Türker'e ait iş yerinden 01.12.2003 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi ve 01.12.2003 - 30.6.2006 tarihlerini kapsayan aylık pirim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek kuruma verdiği kurum tarafından belgelerin yasal süre dışında verilmesi nedeniyle yapılan inceleme sonucunda sanık ... adına işletme kayıtlarında çalıştığını gösteren belge bulunmadığı, bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığı nedenleriyle söz konusu belgelerin sahte olarak tanzim edildiğinin anlaşıldığı şeklinde gerçekleşen olayda; işe giriş bildirgesindeki imzanın sanık ...'in eli mahsülü olmadığı sanığın temyiz dışı sanık ...'in eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.