Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2008/6171 E. 2008/7322 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6171
Karar No
2008/7322
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 2510 sayılı İskan Kanunu uyarınca yapılan temlik işlemi koşullarına uyulmaması nedeniyle tapu iptali ve mülkiyetin iadesi istemine ilişkindir. Davalı, davacı idarenin vaad ettiği yardımları yerine getirmediğini, maddi olanakları elvermediğinden de inşaat yapamadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 2510 sayılı İskan Kanununa göre iskan yoluyla verilen taşınmazlar 10 yıl süre ile takyitli olduğu gibi, İskan Kanununda dayanağı bulunmayan taahhütname davalıyı bağlamayacağından söz edilerek dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, 306 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilişkindir. Bu taşınmaza 04.03.2003 tarihli Valilik onayı ile davacının malik olduğu, mülkiyetin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine göre açık teklif usulü ile yapılan ihalede kazanıldığı anlaşılmaktadır. İhale evrakının incelenmesinden ise; dağıtımın taşınmazın bulunduğu İzmir-Menderes-Bulgurca Köyü ticari alanında, Köyün ticari faaliyetlerini canlandırmak maksadıyla yapıldığı, İhale makamının arsa satışına ilişkin düzenlediği şartnamenin “satışa girebilmek şartları” başlıklı 4. maddesinin B/b bendinde “ticaret alanından tahsis edilen arsayı bu işte kullanacağına ve işyeri inşaatını temliki müteakip iki yıl içinde bitireceğine, aksi halde bu arsa üzerinde hiçbir hak iddia etmeyeceğine ve tapunun iptalini kabul ettiğini, açılacak mahkeme masraflarını üstlendiğine dair noter tasdikli taahhütname vermeleri” hükmüne yer verildiği, davalının şartnamenin anılan hükmüne uygun olarak 17.07.2002 günlü taahhütnameyi davacı idareye verdiği, bu taahhütnamede de arsanın temlikine müteakip iki yıl içinde inşaatı bitirmeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki; davalıya temlik bazı koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak yapılmıştır. Davalı da temlikin dayanağı olan şartname hükümlerini bilerek işleme talip olmuştur. Ahde vefa = (söze sadakat) kuralı gereği davalı hem şartname ve hem de şartname hükmü doğrultusunda verdiği taahhütname hükümleriyle bağlıdır. Eldeki davada, temlikin yapıldığı 04.03.2003 tarihinden itibaren yapılması gereken inşaat davalı yanca bitirilmiştir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanından ve İnşaat Mühendisi bilirkişisinin 15.10.2007 tarihli raporunda da belirtildiği üzere işyerinin dava tarihinden yaklaşık 1 yıl önce inşa edildiği sabittir. Davalı, tahsis edilen yeri taahhüdüne uygun şekilde işyeri olarak kullanmaya başlamıştır. Yani davalı taahhüdünü yerine getirmiştir. Davanın bu nedenle reddedilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir. Ancak, hüküm sonuç itibariyle doğru olduğundan, HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün gerekçesi yukarıda açıklandığı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmü sonuç itibariyle doğru olduğundan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK, DÜZELTİLMİŞ bu şekilde ONANMASINA, 05.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6171, K. 2008/7322, T. 05.06.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-14-hukuk-dairesi-2008-6171-e-2008-7322-k-d2f7da3a41b5