Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2009/5190 E. 2009/15477 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/5190
- Karar No
- 2009/15477
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı belediyeye ait taşınmazı restaurant olarak kullanmak üzere 1.8.1985 tarihli sözleşme ile kiraladığını, belediyenin talimatı ile diğer davalı kaymakamlık tarafından 2886 sayılı kanunun 75. Maddesine göre tahliyenin talep edildiğini, oysa mecurun ve kira sözleşmesinin 6570 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğunu ve bu şekilde tahliyenin talep edilemeyeceğini ileri sürerek, muarazanın men'ine ve kiracılığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin kararın Dairemizce 14.1.2008 tarihinde bozulması üzerine bozmaya uyularak, 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 15/3 maddesinin 2.cümlesi ve 2886 sayılı kanununun 75. Maddesi hükümlerinin Belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 6570 sayılı Kanuna tabi bulunduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararı olmadan tahliyenin gerçekleşemeyeceğinden bahis ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davacının dayandığı kira sözleşmesi 1.8.1985 başlangıç tarihli ve 1 yıl sürelidir. Davalı 28.6.2005 tarihli ihtarname ile kiracının sözleşmesinin 1.8.2005 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini kira süresinin son günü belediyeye teslim edilmesini talep etmiş, 17.8.2005 tarihli tebellüğ ilmühaberi ile işgalci olduğundan 2886 sayılı kanunun 75. Maddesi gereğince işlem yapılacağının bildirildiği anlaşılmaktadır. Bir davada ileri sürülen maddi vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulup 2009/5190-15477 uygulamak doğrudan hakimin görevidir. (HUMK.76 md)18.05.1955 tarihinde kabul edilen 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 14.maddesinde "2490 sayılı Artırma, eksiltme ve İhale Kanuna tabi olarak kiraya verilen gayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur. "hükmü bulunmaktadır. 2886 sayılı devlet ihale kanunu, kamu kurumlarının satım, kira ve benzeri konularda yapacakları ihalelerin yöntemlerine, içeriklerine ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeler taşımaktadırlar. Dolayısıyla 2886 sayılı Devlet İhale kanununa göre kiraya verilen taşınmazların da (6570 Sayılı Kanunun 1.maddesinde öngörülen koşulları taşımaları halinde), 6570 sayılı kanun kapsamında olacaklarının ve bunlara ilişkin kira sözleşmeleriyle ilgili olarak, ancak 7. maddede tahdidi olarak sayılan nedenlerden birine dayanılmak ve ilam alınmak suretiyle tahliyenin sağlanabileceğinin kabulü gerekir. Somut olayda kira sözleşmesine konu taşınmazın, Florya ... hotelleri 1. Bloktaki restaurant ve pastahane olduğu ve bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, nitelikleri itibariyle çatılı(musakkaf) yerlerden olduğu ve 6570 sayılı kanuna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz 6570 sayılı kanun kapsamında kaldığından bu kanun hükümlerine göre tahliye koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. (Hukuk Genel kurulunun 2009/13-289 esas, 2009/321 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Mahkemece, bozma kararına uyularak karar verilmiş olmakla birlikte, Dairemizce benzer şekilde bozma kararları verilmekte iken maddi hata yapıldığı sonradan yapılan incelemelerle anlaşılarak son kararların yukarıda açıklanan gerekçelere dayalı olması karşısında, Dairemizin 14.1.2008 günlü ve 2007/11692 esas ve 2008/1094 karar sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, mahkemece aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 28.12 .2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Davacının, davalıya ait mecuru 1.8.1985 tarihli sözleşme ile kiraladığı, davalı ... Başkanlığının 17.8.2005 tarihinde 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesine göre mecurun tahliyesini istemesi üzerine 19.8.2005 tarihinde kiracılığın tesbiti ve muarazanın men'i davası açtığı, yapılan yargılama sonucu 22.5.2007 tarihli kararla; davacının mecurda 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun Hükümleri gereğince kiracı olduğu ancak 6570 Sayılı Kanun hükümleri gereğince tahliyesinin istenebileceği 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davacının kiracı olduğu tarihte davalının müdahalenin men'ine karar verilmiş; karar davalı ... Başkanlığınca temyiz edilmesi üzere, dairemizin 2007/11692-2008/1094 Sayılı ve 14.1.2008 tarihli kararı ile "... 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu 15.maddesinin 3.ncü fıkrasının 2.nci cümle 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunun 75.maddesi hükümleri Belediye Taşınmazları hakkında da uygulanır " hükmünü getirmiştir. Yeni yasanın bu açık ve net hükmü karşısında Belediyelere ait taşınmazların kira sözleşmelerinde 6570 Sayılı Kanunun 11.maddesinin uygulanmasını ve kira sözleşmelerinin kendiliğinden 1 yıl uzama olanağı yoktur. Öyle olunca taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kira süresinin dolduğu 31.7.2008 tarihinde sona ereceğine, davalı belediyenin kira süresini uzatmayacağını bildirip kiralananı tahliye edilmesini istediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekir " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin reddedildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddedildiği, dosya içeriği ile sabittir. Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş olan ve kendisine uyulması zorunlu hakka, usule ilişkin kazanılmış hak denir. (Prof. Dr. .... Hukuk Mahkemeleri Usulu Cilt 5 sayfa 4337.) Yargıtayın Bozma kararına uyulması halinde de bozma kararı lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak doğar. Bozma kararına uyulduktan sonra mahkeme bozma kararından dönerek ısrar kararı veremeyeceği gibi, bozma kararında belirtildiği gibi işlem yapmakla yükümlüdür. Kural böyle olmakla birlikte dairemizin çoğunluğunca benimsendiği gibi bozma ilamının maddi hataya dayalı olarak verilmesi halinde bozma ilamına uyulması karşı taraf lehine kazanılmış hak doğmaz. Yukarıda değinildiği gibi bozma ilamının maddi hataya dayalı olarak verilip verilmediğinin irdelenmesi gerekir. Mahkemece, 22.05.2007 tarihli kararda, mecurun 6570 Sayılı Yasa kapsamında kalması nedeniyle ancak bu yasadaki koşulların gerçekleşmesi halinde tahliye istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının kiracılığın tesbitine karar verilmiştir. 2009/5190-15477 Dairemizce 14.1.2008 tarihli kararla " mecurun 6570 sayılı yasa kapsamında kaldığı kabul edilmiş, ancak 5398 Sayılı Belediye Kanununun 15/3 fıkrasının 2.nci cümlesi gereğince 2886 Sayılı yasanın 75.maddesinin Belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı bu nedenle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu bozma kararında taraflar arasındaki uyuşmazlık ve vakıanın değerlendirilmesinde maddi bir hata yapılmamıştır. Uyuşmazlığın 6570 Sayılı Yasa kapsamındamı yoksa 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi kapsamında ele alınacağı değerlendirilmiş ve 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi hükümleri uygulanması gerekeceği sonucuna varılmıştır. Maddi bir hata söz konusu değildir. Genel Mahkemenin kararının verildiği 22.5.2007 tarihinde gerekse dairemizin bozma kararı verildiği 14.1.2008 tarihinde 13.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Yasa yürürlükte olup, bu yasa hükmünün uygulanacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda maddi hatanın varlığından söz edilemez. Sayın çoğunluk Hukuk Genel Kurulunun 2009/13-289 2009/321 sayılı kararında 2886 Sayılı Yasaya göre kiraya verilen taşınmazlarda da 6570 Sayılı Yasadaki tahliye koşullarının aranmasına karar verdiği belirlenmişse de, karardan sonraki Hukuk Genel kurulu kararları usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Ancak karardan sonra verilen içtihatları birleştirme kararları usuli kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eder. Hal böyle olunca bozma ilamına uyularak davalı lehine oluşan kazanılmış hakka uygun olarak davanın reddine dair verilen kararın onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.