Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/12238 E. 2008/2273 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/12238
Karar No
2008/2273
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı siteye fatura karşılığı kömür satıp teslim ettiğini,davalının kısmi ödemelerde bulunduğunu,bakiye borcun ödenmediğini ,yapılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ,davalının itirazının iptaline,koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı lehine İİK 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit olması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Acıklanan yasal kuralların ışığında mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmıs olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 2.bendinde yazılı (davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin koşulları oluşmadığından reddine)ibarelerin hükümden çıkarılarak yerine (“asıl alacağın %40 ı tutarındaki 3075 YTL. İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine”) ibarelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 311.10 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12238, K. 2008/2273, T. 20.02.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-hukuk-dairesi-2007-12238-e-2008-2273-k-345fada559da