Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/14740 E. 2013/26314 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/14740
- Karar No
- 2013/26314
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyması karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/3 maddeleri uyarınca 10 ve 15 yıllık, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da 8 ve 12 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğundan, tebliğnamede zamanaşımı nedeniyle bozma isteyen düşünce benimsenmeyerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1 ve 522. maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; olay günü yakınana ait iş yerine, sağlam ve muhkem olan mutfak penceresini zorlamak sureti ile açarak giren ve daha sonra başka bir suç nedeniyle yakalandığında, yakınanın iş yerinden yaptığı hırsızlığı da kabul edip çaldığı eşyaların yerini göstererek kısmi iadede bulunan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, yakınanın şikayetçi olması nedeniyle aynı Yasanın 116/1. maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, suç tarihi itibariyle mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanması yönünden sanık ve yakınana uzlaşma teklifinde bulunulması ve ayrıca yakınandan kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği hususu sorularak neticesine göre TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi; 765 sayılı TCK'nın uygulanması bakımından ise, çalınan tüm eşyaların toplam değerlerinin belirlenerek 493/1. maddesi uyarınca hükmolunan cezadan aynı yasanın 522/1. maddesi uyarınca indirim ya da artırım yapılıp yapılmayacağının saptanması ile sonucuna göre ayrı ayrı tespit edilecek sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın bulunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması; Kabule göre de; 2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin sanık lehine olduğunun kabul edilip bu yasa uyarınca uygulama yapılmasına karşın, hapis cezası ile mahkum edilen sanık hakkında aynı yasanın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.