Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5636 E. 2026/1087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5636
- Karar No
- 2026/1087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemenin 22.01.2025 tarihli ek kararı davacı vekilince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 22.01.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir. 1-Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değer oluşturur. Dosya içeriğine göre; davacının icra takibine konu toplam alacağı 40.300,85 TL, tasarruf konusu taşınmazların toplam değeri ise 538.489,42 TL olup, bu durumda dava değerinin 40.300,85 TL olduğu anlaşılmaktadır. 24.11.2016-03.06.2025 tarihleri arasında yürürlükte olan HMK'nın Ek 1. maddesinin 3. fıkrası ile İİK'nın Ek 1. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz. Bu nedenle ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınacak olup, mahkemenin ilk karar tarihi olan 19.06.2014 tarihi itibariyle kesinlik sınırı 1.890,00 TL'dir. Buna göre; mahkeme kararının kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair 22.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde; ölü ... mirasçıları aleyhine müvekkilinin takip yaptığını, icra takibi sırasında alacaklarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak dava konusu taşınmazlarını ve kıymetli evrakı diğer davalılara devrettiğinden, yapılan bu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.05.2017 gün, 2017/3675 E.-2017/4917 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamından bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2017/3675 Esas, 2017/4917 Karar sayılı ilamında; "dava dayanağı Düziçi icra Müdürlüğünün 2012/767 sayılı dosyasından 40.300,85 TL alacak için takip yapıldığı ve takip dosyasından 06.06.2014 tarihinde borçlunun ev adresinde haciz yapıldığı ve hacze kabil mal bulunmamış ise de dava konusu taşınmazların dışında ... köyünde borçluya ait 160 parsel nolu 54 00... tarla ile yine aynı köyde 158 parsel nolu kagir ev ve arsası haczedilmiştir. Davacı alacaklı bu taşınmazlar üzerindeki hacizlerde 2.sırada yer aldığı, belirtilen bu taşınmazların kıymet takdirlerinin yapılarak ve birinci sıradaki haciz miktarı tesbit edilerek, davacı alacaklının alacağını karşılamaya yetip yetmediği saptanarak, aciz halinin olmadığı anlaşıldığı takdir de, davanın ön koşul yokluğundan reddine aksi durumda ise davalı 3.kişilerinin borçlu ile yakınlıkları, borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen şahıslardan olup olmadığı, ivazlar arasında bedel farkı bulunup bulunmadığı kısacası İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" belirtilmesine rağmen mahkemece bozma ilamında belirtilen hususlar ile ilgili işlem yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece; davalı borçlu adına kayıtlı olan dava dışı ... köyünde borçluya ait 160 Parsel nolu 5400 m² tarla ile yine aynı köyde 158 Parsel nolu kagir ev ve arsası kaydında davacının 2. sırada haczinin olduğunun belirlenmiş olmasına göre öncelikle iş bu gayrimenkullerin tapu kayıtlarının dosya arasına alınarak 1. sırada yer alan haciz alacaklısının kim olduğu, davalı borçlunun bu haciz alacaklısına ne kadar borcu olduğu, bu gayrimenkullerin kıymetinin ne olduğu, dava dışı 1. sırada haciz alacaklısının borcunu karşılayıp karşılamayacağı, borcunu karşılar ise artan bir para olup olmadığı, davacı alacaklının alacağını tahsil edip etmeyeceği, davalı borçlunun acz halinde olup olmadığı belirlenmeksizin yazılı olduğu gerekçeler ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 22.01.2025 tarihli, kararın miktar itibariyle kesin olmasından dolayı davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 22.01.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.