Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4870 E. 2026/930 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4870
- Karar No
- 2026/930
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı vekili; davacının davalı ...’e karşı boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi istemiyle davalar açtığını, davalı ...’in aile konutu olarak kullanılan ve mal rejiminin tasfiyesine dahil olması gereken taşınmazı davalı ...’e davacıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı şekilde devrettiğini ileri sürerek TBK 19. maddesinde düzenlenen muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; muvazaanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ile davalı eş arasında boşanmaya konu çekişmenin başladığı tarihin borcun doğum tarihi olarak kabul edileceği, bu nedenle davacının alacağının devir tarihinden önce doğduğunun kabulü gerektiği, davalı 3. kişinin borçlunun durumunu, evli olduğunu ve karısı ile arasındaki ayrılığı, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını bilen ve bilebilecek kişilerden olduğu, tüm dosya, davalılar beyanları ve tanık anlatımları bir bütün olarak ele alındığında, taşınmazın davacıdan mal kaçırmak amacıyla devredildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davalılar arasındaki tasarruf işleminin muvazaalı olduğunun tespiti ile buna yönelik tasarrufun iptaline; bu taşınmazın davalı ... adına olan tapusunun iptali ile tekrar diğer davalı ... adına tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal nedenine dayalı tasarruf işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacının bu davayı açmaktaki asıl amacı, muvazaalı olduğunu iddia ettiği işlemin iptali ile borçludan olan alacağını tahsil etme imkanını elde etmesi diğer bir ifade ile İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının dava konusu tasarruf üzerinde haciz ve satışını isteyebilmesi hakkını elde etmesidir.
Somut olayda mahkemece hüküm fıkrasında “devrin muvazaalı olarak yapıldığının tespiti ile tasarrufun iptaline, İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak haciz ve satışını isteyebilmesi" yetkisi verilmesi gerekirken az yukarıda belirtildiği şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin tamamen çıkarılarak yerine "1- Davanın kabulü ile davalılar arasındaki devir işleminin muvazaalı olarak yapıldığının tespiti ile ... İli ... İlçesi, ... Mahallesi, 53 89... Parsel, 2 Nolu bağımsız bölümün 02/05/2018 tarihli satışına ilişkin tasarrufun iptaline, İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak davacı ... ile davalı ... arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davacının alacağıyla sınırlı olmak üzere haciz ve satışını isteyebilmesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzelterek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 16/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.