Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2989 E. 2025/3955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2989
- Karar No
- 2025/3955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi borçlunun, sair fesih iddiaları ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, 8.02.2024 tarihli dört adet taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince sair fesih iddilarının yerinde görülmediği ancak şikayetçi borçlu ... vekili Av. ...'nın 8.09.2023 tarihinde dosyadan çekildiği, vekaleti bulunmayan Av. ...'a satış ilanı tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, ayrıca ... yazı cevabından şikayetçi borçlu ...'ın e-tebligat kullanıcısı olduğu anlaşıldığından kendisine elektronik tebligat yapılmasının zorunlu olduğu, buna rağmen satış ilanının elektronik tebligat yoluyla yapılmadığı gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçi ...'ın avukat sıfatıyla sahip olduğu elektronik tebligat adresine borçlu olduğu dosyadan tebligat yapılamayacağı, takipte tüm tebligatların yasal olarak vekile yapıldığı, en son satış ilanının borçlular vekili Av. ..., Av. ... ve Av. ...'a ayrı ayrı tebliğ edildiği, bir an için vekillerin azledikleri kabul edilse dahi, satış ilanının borçlu ...'a 03.11.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, diğer fesih nedenlerinin de yerinde görülmediği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırıldığı ve şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği, kaldırma nedenine göre de borçlunun vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Diğer taraftan, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için, muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tespiti ile bu tespitin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/1). Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Somut olayda, şikayetçi borçlu ... vekili Av. ...'nın asıl icra dosyası olan İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4918 Esas sayılı dosyası ile istinabe suretiyle satışın yapıldığı Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4379 Talimat sayılı dosyalarına ayrı ayrı 8.09.2023 tarihinde beyanda bulunarak 19.09.2023 tarihinde azledildiğinden, kendisinin ve yetkilendirmiş olduğu avukatların dosyadan vekil kaydının silinmesini istediği ve ek olarak azil belgesini sunduğu, bundan sonra 20.10.2023 tarihinde satış kararı alındığı anlaşılmış olup, buna göre dosyada vekil sıfatı kalmayan Av. ...'ya satış ilanı tebliğ edilemeyeceği gibi ayrıca dosyada bu borçlu yönünden vekaletnamesi bulunmayan, yetki belgesi bulunan vekiller Av. ...ve...'a da satış ilanı tebliğ edilmiş olması usulsüzdür. Bunun yanı sıra, şikayetçi borçlu ...'a çıkarılan 3.11.2023 tarihli satış ilanı tebliğ mazbatası incelendiğinde "Gösterilen adrese gidildi. Tevziat saatlerinde adreste kimse olmadığından muhatabın dışarı gittiğini aynı binadan isim ve imzadan imtina eden komşu yönetici kapıcı tarafından beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakı mahalle muhtarına teslim edilerek tebliğ adresine 2 nolu haber kağıdı yapıştırılıp isim ve imzadan imtina eden komşu yönetici kapıcıya haber verilmiştir" şerhi ile tebliğ edilmek istendiği görülmüş ise de; beyanı alınan ve haber bırakılan komşunun kim olduğu ve muhatabın adreste bulunmama nedeni açık bir şekilde tespit edilmediğinden, satış ilanı tebliğ işlemi, Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Kanunu Yönetmeliği'nin 30/1. maddesine hükümlerine göre usulsüzdür. İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle şikayetçi borçlu yönünden 8.02.2024 tarihli ihalelerin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 7.02.2025 tarih ve 2024/2952 E. - 2025/160 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.