Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/909 E. 2023/4895 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/909
- Karar No
- 2023/4895
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, şikayetçilerin para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı/ipotek maliki ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/ipotek maliki ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.ŞİKAYET Borçlular şikayet dilekçesinde; borçlu şirkete yapılan satış ilanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, borçlu şirkete satış ilanının önce 29.03.2021 tarihinde Tebligat Kanunu m. 35'e göre tebliğ edildiğini, daha sonra 05.04.2021 tarihinde tekrar gönderildiğini ve bahse konu tebligatın bila tebliğ iade edildiğini, satış ilanının yurt çapında yayın yapan gazetelerden birinde yapılması gerektiğini, ihaleye yeterli katılım olmadığını, her ne kadar bu husus icra müdürlüğü yetkisinde ise de taşınmazın depolu fırın vasfı dikkate alındığında satış ilanının yurt çapında tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesi gerektiğini, taraflarına kıymet takdiri raporu ve ödeme emrinin de usulüne uygun teblig edilmediğini, diğer haciz alacaklılarına da kıymet takdir raporu tebliğ edilmediğini, satışa hazırlık aşamasından açık artırma esnasına kadar yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun ve şeffaf nitelikte olmadığını, taşınmazın kıymet taktiri ile belirlenen değerinin emsallerine göre düşük olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir. II. CEVAP Alacaklı/ ihale alıcısı cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, icra dosyasından yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan ... kendisine yapılan satış ilanının usulsüzlüğüne ilişkin iddiada bulunmadığından icra mahkemesince ilgilisi tarafından ileri sürülmeyen tebligatın usulsüzlüğünün re'sen nazara alınması ve incelenmesinin mümkün olmadığı, davacıya yapılan satış ilanının usulüne uygun olarak 31.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının taşınmaza yönelik kıymet takdirinden en geç bu tarihte haberdar olduğu, davacının bu tarihten itibaren taşınmaz hakkında satışa esas alınan kıymet takdirine itiraz etmediği, davacı şirket yönünden ise icra emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatları öncesinde şirketin bilinen/bildirilen adresine çıkartılan tebligatların iade gelmesi sonrasında şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine TK'nin 35 inci madde hükümleri uyarınca tebliğ edildiği, bu hali ile şirkete yapılan tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olduğu, kesinleşen kıymet takdir raporuna göre yapılan ihalede 300.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın 31.05.2021 tarihinde yapılan açık arttırmada 305.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben alacaklı bankaya ihale edildiği, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, bu durumda zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin İİK'nın 134/8 inci maddesi gereğince, ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile ihalenin feshine yönelik şikayetin zarar unsuru gerçekleşmediğinden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, şikayetçilerin para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ipotek maliki ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu ... istinaf dilekçesinde; borçlu şirkete yapılan satış ilanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, borçlu şirkete satış ilanının önce 29.03.2021 tarihinde Tebligat Kanunu m. 35'e göre tebliğ edildiğini, daha sonra 05.04.2021 tarihinde tekrar gönderildiğini ve bahse konu tebligatın bila tebliğ iade edildiğini, satış ilanın yurt çapında yayın yapan gazetelerden birinde yapılması gerektiğini, ihaleye yeterli katılım olmadığını, her ne kadar bu husus icra müdürlüğü yetkisinde ise de taşınmazın depolu fırın vasfı dikkate alındığında satış ilanının yurt çapında tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesi gerektiğini, taraflarına kıymet takdiri raporu ve ödeme emrinin de usulüne uygun teblig edilmediğini, diğer haciz alacaklılarına da kıymet takdir raporu tebliğ edilmediğini, satışa hazırlık aşamasından açık artırma esnasına kadar yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun ve şeffaf nitelikte olmadığını, taşınmazın kıymet taktiri ile belirlenen değerinin emsallerine göre düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayete konu takip dosyasında, icra emirinin ve kıymet takdiri raporunun borçlu şirketin ticaret sicil adresine, öncelikle olağan yoldan tebligat çıkartıldığı, ancak “ayrıldığı” şerhiyle iade olduğu, bunun üzerine aynı adrese icra emrinin ve kıymet takdiri raporunun 22.07.2020 ve 10.09.2020 tarihlerinde Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, borçlu şirkete satış ilanı tebligatının da aynı şekilde 29.03.2021 tarihinde Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkartılan ve iade gelen bir tebligat mazbatası olduğundan, bu adrese satış ilanının Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliğinin usulüne uygun olduğu, şikayetçi borçlu ...’e satış ilanının 31.03.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, en geç satış ilanı tebliğiyle ihaleden haberdar olunduğu, icra emri tebliğine ve kıymet takdir raporuna ilişkin iddianın süresinde ileri sürülmediği, kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde satışın gerçekleştirildiği, açık artırma ilanının satış memurluğu kararına uygun olarak yerel gazetede ilan edildiği, ihale tarihi ile satış ilanı tebliğ tarihi arasında makul bir sürenin bulunduğu ve İİK'nın 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde geçerli bir satış talebinde bulunulduğundan takibin düşmediği, uyuşmazlığa konu ihalede zarar unsuru gerçekleşmediğinden ve başkaca fesih nedeni de bulunmadığından, mahkemece, ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine karar verilmesinde ve para cezasına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/ipotek maliki ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu ... istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/ipotek maliki ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.