Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/883 E. 2023/5155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/883
- Karar No
- 2023/5155
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi ipotek borçlusu adına iflas idaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı - ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Müflis ipotek borçlusu adına iflas idaresi vekili şikayet dilekçesinde davalı alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, sair nedenlerle birlikte takip talebi ve icra emrinde borçlu olarak gösterilmediklerini, takip tarihinden (16.07.2021) önce 01.07.2021 tarihinde şirket hakkında iflas kararı verildiğini, 16.11.2021 tarihinde ilk alacaklılar toplantısı yapılarak iflas idaresi oluşturulmasına rağmen icra emri ve kıymet takdiri raporları ile diğer tebliğlerin iflas müdürlüğüne yapılmasının usulsüz olduğunu, takibe ve kıymet takdirine itiraz haklarını kullanamadıklarını, anılan tebliğlerin yok hükmünde olması nedeniyle takibin ve kıymet takdirinin kesinleşmediğini, bu durumun yapılan ihaleyi usulsüz hale getirdiğini ileri sürerek ... İli, Selçuklu İlçesi, Sille Mah., 29139 ada, 1 parsel, 61 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı alacaklı - ihale alıcısı cevap dilekçesinde; icra emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının iflas müdürlüğüne tebliğ edilmesinin usulüne uygun olduğunu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle zarar unsurunun gerçekleşmediğini, şikayetçi ipotek borçlusu tarafından hangi menfaatlerinin ihlal edildiğinin ispatlanamadığını, satışa esas alınan kıymet takdiri raporunun güncel kayıtların celbi ile usule uygun olarak hazırladığını ve tüm taraflara tebliğ edildiğini savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikâyet konusu taşınmazın muhammen bedelinin 650.000 TL olduğu, satış bedelinin 1.200.000 TL olduğu, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğunun anlaşıldığı, şikâyetçinin takip borçlusu olup ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamadığı, bu durumda zarar unsurunun gerçekleşmediği, İİK'nın 134/2 - son maddesine göre yasal şartları oluşmadığından şikayetçi ipotek borçlusu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek borçlusu adına iflas idaresi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi ipotek borçlusu adına iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde; şikayet nedenlerini tekrarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iflas masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olup iflas idaresinin masanın tasfiyesini yapmakla mükellef olduğu, rehin sahibi alacaklının istediği takdirde iflâstan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, buna göre gerek asıl borçlu gerekse rehin veren hakkında iflas kararı verildikten sonra rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip (hakkında iflas kararı verilen asıl borçlu ve/veya rehin veren 3. kişi için) yalnız iflas masasına karşı; oluşturulmuş ise iflas idaresi, oluşturulmamış ise iflas dairesi "iflas masası temsilcisi" olarak gösterilmek suretiyle yapılacağı, somut olayda, şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki şirket hakkında 01.07.2021 tarihinde iflas kararı verildiği, 16.07.2021 tarihinde ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5308 Esas sayılı dosyasında ipotekli taşınmaz maliki şirket doğrudan taraf gösterilerek takip başlatıldığı, iflas idaresinin 16.11.2021 tarihinde seçildiği, Örnek 6 icra emri tebliğlerinin 12.01.2022 ile 22.02.2022 tarihlerinde iflas dairesine yapıldığı, dolayısıyla iflas kararından sonra iflas masasına değil de doğrudan şirkete karşı takip başlatılması yerinde olmadığı gibi (doğrudan şirkete karşı takip başlatılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı kabul edilmese dahi) iflas idaresi seçildikten sonra iflas idaresi yerine iflas dairesine icra emri tebliğ edilmesinin de (takibin kesinleştirilmesi açısından hukuki sonuç doğurmayacağı için) yerinde olmadığı, bu nedenle takibin usulünce başlatıldığından ve kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, iflas idaresinin ipotekli takipte hukuki haklarının kullanılmasına mani teşkil eden bu durum nedeniyle menfaatinin muhtel olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı - ihale alıcısı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı - ihale alıcısı temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin hatalı olduğunu, takibin dava dışı asıl kredi borçlusu ile şikayetçi ipotek borçlusuna karşı (iflas kararı nedeniyle doğrudan şirkete karşı) usulüne uygun olarak başlatıldığını ve icra emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiğini, şikayetçi adına düzenlenen icra emrinin iflas müdürlüğü ile birlikte şikayetçi şirketin Uets adresine de tebliğ edildiğini, iflas müdürlüğünden iflas idare memurlarının sorulduğunu, sonraki tebliğlerin gelen yazı cevabına ve usulüne uygun olarak iflas idare memuruna tebliğ edildiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulması ile şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 134. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı - ihale alıcısının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.